ANASAYFA

FORUM

UNUTULMAYANLAR

ZİYARETCİLER

AİLE

SERBEST KÜRSÜ

MEZHEP

İSLAMİ KONULAR

KLİP / MUZİK

RESİMLER


   
  FECR - Kur`an iklimine özlem..
  GÜNÜMÜZÜN EN BÜYÜK EBU CEHİLİ
 

GÜNÜMÜZÜN EN BÜYÜK EBU CEHİLİ

İSKENDER  EVRENOSOĞLU İLE KARŞILIKLI KONUŞMA

 

1997 yılında İzmir Balçova Teleferik Otelinde bir araya geldik. Bizden birkaç konuşmacı vardı. Kendisi toplantıya yalnız olarak katılmıştı. Salonun yarısını kadın müritleri doldurmuştu. Yansını da batıl Nakşi tarikatına karşı olan müslümanlar doldurmuşlardı. Konu, “Mürşide inanmak farz mıdır?” Kendi anlayışını "Mutluluk-Tasavvuf-İslâm"[[1]] adlı eserinde aynen olduğu gibi anlattı.

Sayfa 78:  İrşad olabilmek kesinlikle Rabbimizin bizim için tayin ettiği mürşidle olabilir. Mürşidsiz Allah'a teslim olabilmek mümkün değildir. Beyazıd-ı Bestami Hz.lerinin buyurduğu gibi; “Mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır” sözü gereğince irşadsız ancak şeytana teslim olunur. Çünkü mürşidi Allah tayin eder, irşad kademesinin her seviyesinde mürşidler vardır. İrşadın başlangıç noktasında vazifeli mürşidler, mutla­ka Allah'ın veli (dost) edindiği kişilerden biridir. Daha aşağıda irşatla vazifeli kılınan mürşid yoktur. Allah'ın veli edindiği kişinin ise mutlaka ruhen Allah'a teslim olması gerekir. Yetmez velinin Allah'da baki olması (indi ilahide bir taht ihsan edilmesi ile beka makamına gelmesi) gerekir.

Sayfa 162:  Mürşid Nasıl Bulunur

Görevli kıldığı kişileri biz nasıl buluruz? Görevli kıldığı kişileri Allahü Teâlâ tayin ettiğine göre mutlaka o bilecektir.

Sayfa  200:  Kim teslim olmak isterse mürşidi arar. Görülüyor ki, Allah'a teslim olmak ve vasıl olmak mürşide teslim olmakla başlar. Bu teslim yapılırsa o kişi için cennet söz konusu olur.

Sayfa  268:  Mürşid Tayini

Mürşidler, ister Resul makamında olsun, ister halife olsun, isterse seviye mürşidlerinden olsun Allah'ın emriyle o göreve tayin edilir. Resul, halife ve ihlas sahibi mürşidin irşad görevini yerine getirebilmesi Rabbimizin emriyledir. İkinci seviye mürşidi, bağlı olduğu resul halife veya salah sahibi mürşid, o göreve vekaleten tayin edilir.

 

Sayfa 290: Mürşidin vazifelerinden ikincisi, nefsimizi tezkiye etmektir. O halde tezkiye olmamız için mürşid farzdır. Mürşidsiz kimse kendini tezkiye edemez(temizleyemez).

 

Sayfa  411:  Tasavvuf Farzdır

İrşad yani 3 cesedimizin de Allah'a teslimi farz kılındığına göre ve zaten bu emanetlerin teslimi ayrıca emrolunduğuna göre, 3 cesedin Allah'a teslimi farzdır. 3 cesedin de Allah'a teslimi ise tasavvuf olduğuna göre tasavvuf farzdır.

 

Sayfa 412: Mutluluk Eşittir Tasavvuf O da Eşittir İslâm

Bu ülkenin, bütün dünya insanlarının özledikleri saadete kavuşmalarında, dominant rolü üstlenmesi, ancak tasavvuf ile mümkün olacaktır.

 

Risalet Nurları[[2]]

Aşağıda, içindekilerden aynen iktibaslar yaptığımız bu kitap, iktibaslardan da öğreneceğiniz gibi kendisinin Allah tarafından “Mehdi” olarak görevlendirildiğini iddia eden İskendender El-Ekber'e aittir.

Kitap latin harfleriyle ve el yazısı ile çoğaltılmıştır. Kitabın kapağında (İskender El-Ekber'e aittir) ifadesi bulunmaktadır. Kitap, isim olarak Risalet Nurları adını taşımaktadır.

Daha alt kısmında ise, Itla-ıt Türk, bunun altında ise, “İskender kulumuza katımızdan indirilmiştir” ibaresi bulunmaktadır. En alt kısmında ise “Biiznillahi Teâlâ in­dirmiştir” kısa cümlesi yazılıdır.

Orta boy 68 sahife olan kitap, başlangıcından itibaren 21 sureye(!) ayrılmış ve bunlar isimlendirilmiştir. Kitapta ayet numaraları bulunmaktadır. (Surelerin listesi kitabın sonundadır).

Şimdi sizleri, biraz da sabırlarınızı zorlayarak kendisine ait (içinde belirttiği gibi) 1972 yılından başlayarak 1982 yılına kadar, yani on yıl içinde “Kur'an-ı Kerim'den sonra dünyaya indirmekte olduğumuz ilk kitaptır.” (Sayfa 1) dediği, kendisine Cibril-i Emin'in aziz ruhu tarafından doğrudan doğruya kalbine indirildiğini...” (Sayfa 1) söylediği bu kitap­tan yaptığımız iktibaslarla başbaşa bırakıyoruz. Serinkanlı bir şekilde fakat mutlaka Kur'an-ı Kerinı'in ışığında okumanızı ve değerlendirmenizi diliyorum.[[3]]

Sizlere yukarıda uzunca alıntılar yaptığımız, kendisini Mehdi zanneden son Ayeti!nin 1982 yılının haziran ayının altısında da nazil olduğunu buyuran zatın kitabında­ki (sure!) isimlerini sırası ile vermek istiyorum.

 

Sure Adı                     Kaç sayfa olduğu     Bulunduğu sayfa Numarası

1.   İnzal                                  l                                   l

2.   Anlaşmazlık                       8                                 2-3-4-5-6-7-8-9

3.   Müjde                               l                                   10

4.   Mehdi                                l                                   11

5.   Sürür                                 2                                 12-13

6.   Tilavet                               l                                   14

7.   Allahü Teâlâ           4                                 15-16-17-18

8.   Namaz                              l                                   19

9.   İnsan                                 3                                 20-21-22

10. Zaman                               6                                 23-24-25-26-27-28

11. Kuddusi sır                        2                                 29-30

12. Cebrail                              3                                 31-32-33

13. Marifet                              6                                 34-35-36-37-38-39

14. İnsan                                 4                                 40-41-42-43

15. Tayyi Mekan                     3                                 44-45-46

16. Ramazan                           2                                 49-50-51-52-53-54

17. Vazife                                6                                 55-56-57-58

18. Rıza                                   4                                 59-60-61-62-63

19. Esmaül Hüsna                    5                                 59-60-61-62-63

20. İmamet                              2                                 64-65

21. Kadir-i Mutlak                  3                                 66-67-38

 

Toplantı üç buçuk saat sürdü. Karşılıklı konuşmalar sona erince son sözü ben aldım. Kendisine ve müridlerine şöyle söyledim: “İnsan yanılabilir, şaşırabilir. Hatta müslüman iken, müşrik ve kafir olabilir. Ama tevbe kapısı kıyamete kadar açıktır. Bir daha sapıklığa dönmemek şartıyla tevbe edersen, ahirette Allah, melekleri, bu konuştuğun yer şahitlik yaptıkları gibi, biz müminler de şahitlik yapacağız”.

Bu sözüm üzerine ayağa kalkarak müridlerine hitaben “kimin çantasında Kur'an varsa bana getirsin”, dedi. Bütün kadınlar benim aleyhimde bağırmaya başladılar. Bir kadın sanki beni dövecek şekilde yerinden fırlayarak Kur'an-ı Kerim'i şeyhinin önüne koydu. Bana ve cemaate hitaben:

- “Ben şimdi Kur'an'a el basarak yemin edeceğim” dedi. Yemini şöyle idi: “Allah, beni bu asra Mehdi ve Resul olarak gönderdi. Levh-i Mahfüz'da kayıtlı olan 21 sure Hz. Peygambere bildirilmedi. Bu asırda bana inzal oldu.” Bana,

- “Sen de yemin eder misin?”, dedi.

-“Yemin ederim, ama Kur'an'a el basmam”, dedim. El açarak ben de şöyle yemin ettim: “Ya rabbi sen şahit ol ki, bu tam şeytanın kendisidir. Yani şeytanın velisidir (dostudur).”

-“Türkiye'de yalnız benim aleyhimde bulunduğun halde Said Nursi'yi neden ele almıyorsun. Bak, o da ‘Bu Risale-i Nurlar Allah tarafından bana yazdırıldı’ diyor. Onu niçin tenkit etmiyorsun?” dedi.

-“Şimdi karşımda sen varsın.”, dedim. Gülümseyerek beni yemeğe davet etti. “Teessüf ederim, sen çok utanmaz bir adamsın. Ben sana şeytan diyorum. Sen beni yemeğe davet ediyorsun. Şeytanlaşmış bir adamın yemeği yenmez”, de­dim. Kendileri müritleriyle otelin yemekhanesine gittiler.

 

1931-2001

Mehmet Erol

(Emekli Öğretmen)

Telefon: 0212 657 85 85

Adres: Cumhuriyet cad. Kuyu sokak no: 1/1

Güneşli/İSTANBUL

                                                                                                         



[1] İskender Ali Mihr Mutluluk-Tasavvuf-İslâm. Basım Tarihi 1990, 1343 Sok. No: 25 İzmir.

[2] [73] İskender Evrenosoğlu, Risalet Nurları

Bu kitabın bir nüshası da bizdedir. İktibasları (alıntıları) elimizdeki el yazması kitaptan aldık. Kur'an'a (indirilmiş kitaplara) benzetilmek ve aynı imajı verebilmek için özellikle el yazısı ile çoğaltıl­maktadır. Adı geçen şahsın güvendiği kimseler tarafından dağıtılmaktadır.

“Bu kitap, katımızdan emir gelene kadar kendisine (İskender el-Ekber'e) ittiba edenlerden (uyanlardan) başkasına sırdır.” (S.1) Denildiğine göre, bize intikal eden nüsha da kendisine ittiba umulan birine verilmiş ve işi fark eden bu kimse de bize getirmiştir. Başından sonuna kadar Kur'an üslubuna benzetmeye çalışan kitabın yazarı, kuruntularının vahiy olduğuna kendisini inandırdığı gibi, çevresinde topladığı sosyeteye de (topluluğa) inandırmış görünüyor.

Kur'an'daki İslâm'ı öğrenmeyen, öğrendiği halde yapamayan, söylemeyen ve anlatmayanların çoğunlukta bulunduğu bir toplumda elbette ki böyleleri çoğalacak ve koparabildiklerini yoldan çıkara­caktır.

 

[3] Tamamını okumanız için Ercüment Özkan'ın Tasavvuf ve İslam I. Baskı Ekim 1993, II. Baskı Mart 1996 Anlam Yay. İst., III. Baskı Pınar Yayınevi tarafından yayınlanarak piyasaya arz edilmiştir.

 
  Bugün 31 ziyaretçi bizimle..  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=