ANASAYFA

FORUM

UNUTULMAYANLAR

ZİYARETCİLER

AİLE

SERBEST KÜRSÜ

MEZHEP

İSLAMİ KONULAR

KLİP / MUZİK

RESİMLER


   
  FECR - Kur`an iklimine özlem..
  EHL-İ KİTAB’DA KABİR HAYATI İNANCI VAR MI?
 

EHL-İ KİTAB’DA KABİR HAYATI İNANCI VAR MI?

“Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız Ehl-i Kitab’a Sorun”. (21:7) ayeti gereğince Yüce Rabbimiz, Kur’an ehli Müminlere daha önceki Vahiy metinlerine de korunmuş olan Kur`anı  ölçüt edinerek bilgi sahibi olmak için başvurulabileceğini belirtmiştir. İlginç olan nokta ise ne Eski Ahidde ne de Yeni Ahidde[[1]] Kabir hayatıyla ilgili hiçbir inanış ve bilgi yer almamaktadır.

Allah’a karşı sorumlu olanların eylemlerinin O’nun tarafından hatırlatılacak olmasına karşın (Malaki. 3:16 ; Esin. 20:12 ; İbranilere Mek. 6:10); İncil’de, ölüm durumu süresince herhangi bir bilince sahip olduğumuzu gösteren hiçbir şey yoktur. Buna ilişkin aşağıdaki açık ifadelerin aksini söylemek zordur:

• "(İnsanınki) nefes (ruh) çıkıp gider, kendisi toprağa geri döner; ayni günde (anda) düşünceleri yok olur" (Mezmurlar 146:4).

• "Ölüler hiçbir şey bilmezler…onların sevgisi, onların nefreti ve onların kıskançlığı, şimdi yok olmaktadır" (Vaiz 9: 5,6). "Ölüler diyarında hikmet yoktur (Vaiz 9:10) - düşünce yok ve bundan ötürü bilinç yoktur.

• Hz. Eyüp ölüm esnasında, "sanki hiç olmamış gibi" olduğunu söyler (Eyub, 10:18). O, bizim doğmadan önce sahip olduğumuz ölümü; boşluk, bilinçsizlik ve varlığın tümüyle yok olması olarak gördü.

• İnsan, hayvanlar gibi ölür (Vaiz 3:19). Eğer insan bir yerlerde bilinçli olarak ölümde yaşamayı sürdürürse, hayvanlarda da öyle olmalıdır. Yine de hem Kitab-ı Mukaddes ve hem de bilim, bu konuda sessiz kalmaktadır.

• Tanrı, "bizim toprak olduğumuzu anımsar. İnsana gelince, onun günleri ot gibidir: bir kır çiçeği gibi, öyle gelişir…sonra yok olur; ve onun yeri artık onu tanımaz" (Mezmurlar 103: 14-16).

Ölüm’ün, doğru olanlar için bile, tamamıyla bilinçsizlik olduğu; Allah’ın kullarının ömürlerinin uzun olmasına izin vermesi için defalarca yinelenen yalvarışları tarafından da kanıtlanır. Çünkü onlar; ölüm bir bilinçsizlik durumu olduğu için, ölümden sonra dua etmeye ve Tanrıyı yüceltmeye muktedir olamayacaklarını bilmektedirler. Hezekiel (İşaya 38: 17-19) ve Davut (Mezmurlar 6: 4,5; 30:9 ; 39:13 ; 115:17 ) bunun iyi örnekleridir. Ölüm; hem iyiler ve hem de kötüler için bir uyku, bir istirahat olarak defalarca ifade edilir (Eyub 3:11,13,17 ; Daniel 12:13).

Ölüm bir uyku olarak tanımlanır:

Daniel 12:2 “Yeryüzü toprağında uyuyanların birçoğu uyanacak: Kimisi sonsuz yaşama, kimisi utanca ve sonsuz iğrençliğe gönderilecek.”

Daniel 12:13 "Sana gelince, ey Daniel, son gelinceye dek yoluna devam et. Rahatına kavuşacak ve günlerin sonunda payına düşen mirası almak için uyanacaksın."

Ölümün ve insanın özünün gerçek öğretisi, büyük bir huzur duygusu sağlar. Bir kişinin yaşamının tüm acıları ve yaralanmalarından sonra, mezar tam bir boşluk yeridir. Allah’ın isteklerini bilmeyenler için, bu boşluk kıyamete dek sürecektir.

BERZAH VE ETRAFINDA SÜREN TARTIŞMALARIN MANTIK ÖRGÜSÜ

Berzah”, iki şey arasındaki hail/engele, iki deniz arasındaki dile denilir. Ve bir hicri mahcur- yani bir nefret ve zıddiyet, had, hudud demektir.[[2]]

Berzah, “Ölüm ile yeniden diriliş arasında bir askıda kalış (bekleyiş, suspense) durumudur.[[3]] Öncelikle bu lügavi tanımı esas alarak “Berzah”’ta bir hayat olduğunu iddia edenlerin dayandıkları tez noktalarını belirlememiz gerekir. Berzah’ta hayat olduğunu ileri süren anlayışın delil olarak öne sürdüğü Ayet ve hadis metinlerinden açıkça “bedenli ve ruhlu” aynen dünya hayatındaki bir yaşam iddiası ortaya çıkmaktadır. Oysa “Berzah”’ı Kur’an’ın muhkem nassları çerçevesinde anlam dünyalarına oturtanların bu iddiaya yönelttikleri sorular iddia sahiplerini “ruhsal azab”, “rüya” gibi başka gaybi spekülasyonlar yapmaya yönlendirmiştir. Oysa tutarlı yaklaşım sahiplerinin delil olarak sundukları verilerin arkasında durmaları gerekmektedir. Azap, bilinç sahibi varlıklar açısından mutluluk ve mutsuzluk olguları duyumsamaya ve algılamaya dayanır.[[4]]

Ayrıca, iki şey arasındaki kesin zıtlık olarak tanımlanan Berzah’ın Dünya hayatı ile Ahiret hayatı arasındaki kesin zıtlık olduğunu kendini anlamının içinde barındırması iddia sahiplerini baştan nakzetmektedir. Sözlük anlamıyla paralel olarak terimsel anlamını okuduğumuzda Berzah hayatın olmadığı bir alandır. Bu konudaki zanni rivayetlerin dikkate alınabilmeleri için öncelikle bu anlam örgüsüne zıt düşmemeleri gerekmektedir.

Berzah ile ilgili Hadis rivayetlerine baktığımızda Kur’an’ın ölüm, kıyamet ve diriliş sahnelerinden çok farklı bir tabloyla karşılaşırız. Metin açısından bir hayli problemli olan ve metin tenkidinden olumlu not alamayacak olan bu rivayetler ayrıca isnad zinciri açısından da sorunlar taşımaktadırlar. Ayrıca bu rivayetlerin mütevatir olduğu zannı da yanlıştır. Rivayetler ahad olup isnadları sorunludur. Serahsi (ö.490/1096) kabir azabı ve benzeri konulardaki hadislerin meşhur veya ahad olduklarını söylemekle (el-Usul, I.329.) bunların mütevatir olduğu iddiasını isabetli bir şekilde reddetmektedir.[[5]] Bu konu hakkındaki rivayetleri bütünlüklü olarak okuduğumuzda birbirleriyle çelişen bir çok bilgiyle karşılarız.[[6]] Tüm bu çelişik rivayetlerin ortak noktası ise kabir hayatının mezarda, bedenli bir hayat olduğu bilgisidir. 

[1] “Kitab-ı Mukaddes” Türkçe Çevirisi, Kitab-ı Mukaddes Şirketi 2000 İst.

[2] “Elmalılı Tefsirinde Kur’ani Terimler ve Deyimler” M. Yaşar Soyalan, Ağaç Yay. 2003, İst. Sf. 77, “H.Dini Kur’an Dili”, Sf. 4672,3601

[3] “Bilgelik Peşinde” Cafer Sadık Yaran, Araştırma Yay., Ank.2002, Sf.312

 

[4] “Kur’an’da Azap Kavramının İfade Ettiği Anlam” Allame M.H.Tabatabai, Mizan Tefsirinden naklen, bknz. www.kurannesli.org

[5] “Alternatif Hadis Metodolojisi” M.Hayri Kırbaşoğlu, Kitabiyat Yay. Sf.100

[6] “Kabir Azabı Tartışmasına Farklı Bir Bakış” Yrd.Doç.Dr. Metin Özdemir, İslamiyat Dergisi, 5 (2002), Sayı:3 sf.155

 
  Bugün 14 ziyaretçi bizimle..  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=