ANASAYFA

FORUM

UNUTULMAYANLAR

ZİYARETCİLER

AİLE

SERBEST KÜRSÜ

MEZHEP

İSLAMİ KONULAR

KLİP / MUZİK

RESİMLER


   
  FECR - Kur`an iklimine özlem..
  KONU 10 : Ölen bir kişinin yerine, bir başkası oruç tutabilir mi?
 

KONU 10 : Ölen bir kişinin yerine,  bir başkası oruç tutabilir mi?

 

Bu konudaki hadisler 

 

Evet! Ölen kişinin yerine oruç tutulabilir.

İbn-i Abbas “Bir kadın peygambere üzerinde adak orucu borcu olan ölmüş annesinin yerine oruç tutup tutamayacağını sordu. Resullah da “Tut” dedi. [1] Yine başka bir rivayette “annenin yerine oruç tut ve haccet” dedi. [2] [3]

Aişe “Üzerinde oruç borcu olarak ölenin velisi onun yerine oruç tutsun” [4]

 

Hayır! Kimse kimsenin yerine oruç tutamaz.

İbn-i Abbas “Kimse kimsenin yerine namaz kılamaz ve kimse kimsenin yerine oruç tutamaz.” [5]

Aişe “Ölülerinizin yerine oruç tutmayınız, onlar adına yemek yediriniz.” [6]

İmam Malik İbn-i Ömer bir kimsenin diğer kimsenin yerine oruç tutmasını münker addederdi.[7]

 

Bu konuda alimlerin ihtilafları 

 

Alimlerimizin bu konuda da ihtilafları var.

İbn-i Hanbel’e göre bu hadisler esas alınarak velisi tutabilir.

Zahiri mezhebinin alimleri ise tutulmasının veli üzerine vacip olduğunu iddia etmişlerdir. Çünkü, onlar “onun yerine velisi tutar” emir olarak değerlendirmişlerdir.

Şafiden tutabilir veya tutamaz diye iki ayrı görüş nakledilmiştir.

Ebu Hanife ve İmam Malik tutulamaz demişler… Bir rivayete göre Şafii’de sonradan bu görüşe meyletmiştir. Ancak Şafi alimlerinden biri olan Nevevi Şafi’nin ilk görüşünün daha sahih olduğunu söylemiştir.

Evzai’den de iki farklı görüş gelmektedir.

Sevri de aynı şekilde tutulamaz demişlerdir.

Hanefi ve Malikiler oruç tutmaz, ama sadaka verir derken,

Hanbeli ve Şafiiler oruç tutar ve sadaka verir demişlerdir.

Beyhaki ölenin yerine oruç tutulabileceğini açıklayan 42. nolu dipnotu olan Hz Aişe hadisinin sıhhatine hadis ehlinden hiç kimsenin itiraz etmediğini açıklamıştır. Oysa cumhur bu hadisle amel etmemiştir.

 

SONUÇ:

Ölenin yerine oruç tutulamaz.

Bu rivayetlerin bazılarında soru soran kadın bazılarında erkektir. Bazılarında annenin bazılarında kız kardeşin yerine tutulacak olan oruçtan bahsediliyor. Rivayetlerde tutulması gereken orucun türü bile farklı farklıdır.

 Görüyorsunuz ki, hadislerdeki ihtilaflar yüzünden hadis ve fıkıh alimleri de ihtilaf etmiştir. Halbuki bu konuda hiçbir ihtilaf olmaması gerekir.  Çünkü, bedeni ibadetlerin hiçbirisi bir başkasının yerine yapılamaz. Ne namaz, ne hacc ne de oruç bir başkasının yerine yapılamaz. Bilindiği gibi bu tür ibadetlerin yapılabilmesi için çeşitli şartların oluşabilmesi gerekir. Bunların hiçbiri ölmüş olan kişide yok ki… Üç beş ravi peygambere ve sahabeye fatura etti diye İslam dininin temel esaslarından taviz verilir mi? 

Biz bu tür olayları gündeme getirdiğimizde vay alimlerimize hakaret etti diyenlere de acımamak elde değil, mezheplerini ve kendilerinin korumalarına ihtiyacı olmayan alimlerini korumaya göstermiş oldukları azim ve kararlılığı dinlerini anlamaya gösterselerdi, belki de dinlerini daha iyi anlar ve onlarda benim gördüğüm bu çelişkileri görürlerdi. Bu zihniyet, ayetleri tekzip eden hadisleri bile anlayamayacak kadar aklı kullanmaktan aciz kişilerden oluşan bir zihniyettir.

 Bu zihniyet, çelişkili rivayetlerin çelişkilerini bile görememektedir.  Geçenlerde bu zihniyetin temsilcilerinden biriyle münazara ediyoruz. Buhari ve Müslim’de geçen rivayetleri temize çıkarmak adına, Hz Osman’ın abdest almayı bilmeyebileceğine inanıyor zavallı… Beş yaşında çocuğun bildiği abdesti Hz Osman gibi halifelik yapmış bir sahabi bilmeyebilirmiş(!) İşte bunların aklı ve işte bunların değerlendirebilmesi… Ümmetin önünü tıkamaktan başka bir fonksiyonu olmayan bu tiplerin elinden gelen tek bir şey var. İftira atmak…

Bizim ise dediğimiz açık ve net; bu mümkün değil. Çünkü;

Ölenin yerine adak orucunu velisinin tutması Kur’an’ın bütünlüğüne tamamen zıttır.

Hz Aişe’nin fikir bütünlüğü dikkate alındığında buradaki rivayetin O’na ait olmadığı anlaşılır. Çünkü O’nun benzer konularda tam tersi rivayetleri de var. Ve bu rivayetler daha çok

Böyle önemli bir konuyu kendilerinden yaklaşık 5000 hadis rivayet  edilen ravilerin farklı bilmesine imkan yoktur.

Çoğu zaman Medinelilerin amellerini Haberi ahadların üzerinde tutan İmam Malik’in yukarıdaki rivayetleri esas almaması Medine’lilerin uygulamalarında da böyle bir amelin görülmediği anlaşılır.

 

 

KONU 11: Ramazanda tutulmayan orucun kazası  eda edilirken, oruçlar peş peşe tutulmak zorunda mıdır? Yoksa istenildiğinde ayrı ayrı tutulabilir mi?

 

Bu konudaki hadisler 

 

Ayrı tutulabilir.

İbn-i Abbas ve Ebu Hureyre’nin ramazanın kazasını ayrı tutulacağı konusunda sahih rivayetleri vardır. [8] Hz Aişe’ninde bu konuda aynı kanatte olduğu nakledilmektedir. 

 

Peşpeşe tutulmalıdır.

              Nafi anlatıyor. Abdullah İbn-i Ömer; “Ramazanı hastalık ve sefer sebebiyle yiyenler, onu peşpeşe tutarlar.” [9]

 

İhtilaflı bilinmiyor.

              İbni Şihab (Zühri) anlatıyor; Ebu Hureyre ve İbn-i Abbas Ramazan orucunun kazası hususunda ihtilaf ettiler. Biri: “Araları açılabilir” dedi. Diğeri “açılamaz” dedi. Ben hangisinin “açılabilir” hangisinin “açılamaz” dediğini bilmiyorum. [10] 

 

Bu konuda alimlerin ihtilafları 

 

Alimlerimiz bu konuda ihtilaf etmişlerdir.

İbn-i Ömer ve Hz Ali gibi sahabeler oruç peşpeşe tutulmak zorundadır demiş. Aynı görüşü paylaşan Hasan-ı Basri ve Şa’bi gibi tabiun alimleri de vardır. Zahiri mezhebi de bu görüşü tercih etmektedir.

Dört mezhebin imamı peşpeşe tutulmasa da olur demişlerdir. Onlarda İbn-i Abbas, Ebu Hureyre ve Hz Aişe’nin görüşlerini esas almışlardır.

 

 

SONUÇ:

İbni Şihab (Zühri) Hadis ravilerinin başında yer almaktadır. Hani şu hafızası çok kuvvetli olan ve binlerce hadisi bir çırpıda ezberleyen ravilerden… Bakıyoruz İbn-i Şihaba her türlü rivayeti naklediyor, ama oruç gibi ameli bir konudaki herkesin bilmesi gereken bir meseleyi hatırlayamıyor. Bu doğru olabilir mi? Bizce olamaz…

Şimdi size ikinci bir meseleden bahsedeyim. İbni Şihab’ın naklettiği rivayete göre, bu konuda aralarında ihtilaf edenler Ebu Hureyre ve İbn-i Abbas, bunlar tam 7000 hadis rivayet eden raviler. Eğer bunlar herkesin bilebileceği böyle basit bir meseleyi bilmiyorlarsa bu kimselerin rivayet ettikleri 7000 rivayete nasıl güveneceğiz?

                                           Sonraki sayfa»»

 

[1] -Buhari, Nesei, Taberani, Ebu Davud

[2] -Müslim, Ebu Davud, İbn-i Mace, Ahmet İbn-i Hanbel

[3] -Bu rivayetler muzdarip kabul edilen rivayetlerdir. Buhari şarihi Ayni, bu hadis delil olmaya mani olan, vehmin eseri bir hadistir demiştir. 

[4] -Buhari, Ebu Davud, Nesei, İbn-i Mace, Ahmet

[5] -Nesei

[6] -El Musannef Abdurrezzak

[7] -Muvatta

[8] -İbni Abdilberr

[9] -Muvatta

[10] -Muvatta

 
  Bugün 54 ziyaretçi bizimle..  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=